Perşembe, Eylül 9, 2021

Sahi Sahiliğin Anlamsız İmletimi

-

Sahi sahilik (true truth) (Fidaner ve Ayanoğlu, 2020), sahiliğin gerçeklik uğrunda feda edilen parçasıdır (Fidaner, 2020, 23 Ekim). Peki, sahi sahiliğin içeriği nedir? Lacan’ın 9’uncu seminerde dediğine göre, “Sahi sahilik (vraie vérité) teriminin bir anlamı vardır, hatta psikanalizin bütün itibarı bu anlam üzerine bina edilmiştir. Psikanaliz kendisini dünyaya ilk olarak sahi sahiliği getiren olarak sunmuştur.” (Lacan ve Gallagher, 2010)

Sahi sahiliğin Lacancı anlamı cinsel ilişkinin imkânsızlığının durmadan kendi kendisini yazmamayı sürdürmesidir (Chiesa, 2016). Ama bu paradoksal bir “anlam”dır ve conception/kavrayıştan kaçar (Aynı, cinsel eylemin döllenme anlamında conception‘dan kaçması gibi). “Sahi sahiliği” sabit bir anlamı olan statik bir terim saymaktansa dinamik bir imletici fonksiyon (imletim) olarak ona matematiksel bir ifade vermek daha arzu edilirdir (Fidaner, 2020, 6 Temmuz). O hâlde sahi sahiliğin imletici fonksiyonu nedir?

Hatırlayalım: “İmleyen özneyi bir başka imleyen için temsil eder” (Lacan). Simgesel düzenin mutlak izafiyetinin desteği, imleyenler arasında beliren imletici farktır. Ayrıca hatırlayalım: Bir söyleyişin imletimi mantıksal zamanın geçişi yoluyla kavranır; mantıksal zaman, (1) görme esnası, (2) anlama zamanı, ve (3) sonuç anından oluşur (Lacan ve Fink, 2006).

Şimdi bir söyleyişin imletimini matematiksel bir fonksiyon olarak ifade edelim:

S, imletimi adlandırır.

t, mantıksal zamanı adlandırır.

S(t), söyleyişin imletimini içinden geçtiği mantıksal zamanın fonksiyonu olarak adlandırır.

dS, söyleyişin sahnelediği imletim farkını adlandırır.

dt, söyleyiş sırasında geçen mantıksal zamanı adlandırır.

dS/dt, imletici fonksiyonun türevini adlandırır, yani geçen zamanla birlikte imletimde oluşan mantıksal değişimdir.

Gerçeklik ne anlama gelir? Bir şeye gerçek dediğimizde, onunla ilgili imletim değişimlerini göz ardı etmeye iznimiz var demektir çünkü gerçek “hep aynı yere geri dönen şeydir” (Lacan ve Sheridan, 1978). Gerçekle ilgili bir şeylerin sabit olduğu varsayılır, aynı bir dürtünün itkisinin sabit olması gibi (Freud ve Strachey, 1915). Buna göre, gerçeklik uğrunda feda edilen sahi sahilik tam olarak imletici türev dS/dt‘dir.

Gerçeklik tüm yetkilenmelerin zeminidir (Fidaner, 2020, 8 Ekim). Herhangi bir yetkilenmenin gerçekleşebilmesi için imletici türev dS/dt‘nin sahi sahiliğini göz ardı etmek zorunda kalırız. Bu yüzden tüm yetkilenmeler sahi sahiliğin fedasına dayanır. Histerik, yetkilinin yapısal anlamda gerekli göz ardı edişine tepki gösterir ve ona direnir, ama sahi sahiliğin törensel fedasının şairane çağrışımları onu büyüler, ve o sahi sahiliği matematiksel bir fonksiyon olarak kavrayamaz. Buradaki fark, histeriğin gözündeki şairane “anlam” ile analistin gözündeki matematiksel “imletim” arasındaki farktır. Sahi sahilik yalnızca histeriğin bakış açısından anlam taşır. Analistin bakış açısına göre onda sadece imletim vardır, anlam yoktur. Lacan’ın deyişiyle, “İmleyişin matematiksel formelleştirmesi anlama aykırıdır” (Lacan ve Fink, 1998).

Şimdi diğer üç bileşimi ele alalım: Fol sahilik, sahi folluk ve fol folluk (false truth, true falsity, false falsity). Slavoj Žižek (2009) fol sahilik (sahi kılığında yalan söylemek) ile sahi folluğu (yalan kılığında sahiyi söylemek) ayırt etmiştir:

“sahi kılığında yalan söylenebilir (obsesyoneller olgulara tamamen isabet etse de arzularını saklayan veya inkar eden beyanlar ile bunu yaparlar); yalan kılığında sahi söylenebilir (histerik yordam veya öznenin sahi arzusunu açığa çıkaran basit bir dil sürçmesi).”

Obsesyonelin fol sahiliği, arzunun saklanması sonucunda inşa edilen düşlemsel “alternatif olgular”dan oluşur; histeriğin sahi folluğu ise bastırılan arzunun geri dönüşü olan semptomlardan oluşur. İki durumda da, arzu, “sahi sahiliğin” imletici türevi dS/dt‘yi belirtir. Obsesyonelin “fol sahiliği”, sıfatın kaypaklığını yadsır ve ismin güvenliğine tutunur; histeriğin “sahi folluğu” ise ismin boğuculuğunu yadsır ve sıfatın olayına karışır. Peki ya “fol folluk” nedir?

Nevrotik, güvenilir bir şekilde muhatap alınabilir (Fidaner, 2020, 19 Eylül): Analist, inşa edilmiş düşlemin sahiliğine (obsesyon) veya semptomda tezahür eden sahiliğe (histeri) tutunabilir. Fol folluk ise, sahi sahiliğin hem ismini hem de sıfatını yadsımıştır. Bu, psikotiğin hezeyanıdır, orada sahilik tamamen yitirilmiştir, onu güvenilir bir şekilde muhatap almanın yolu yoktur. Hezeyanın fol folluğu psikotikte baskındır ama nevrotik veya sapkında da yok değildir.

Fol folluk, karanlık bir gölge gibi herkeste sürekli mevcuttur. Bu, keyfiyet (jouissance) dediğimiz şeydir. Bu hayaletsi gölgenin kalıcılığı, sahi sahiliğin gerçeklik adına feda edilmesinin kaçınılmaz bedelidir. “Zevk al!” diyen üstben buyruğu, sahi sahilik pahasına fol folluğu dayatır. Dahası, Üstben’in sahi sahiliğin fedasını kışkırtması, “sırf eğlence olsun diye”dir, yani bu fedanın olumlu neticesi olarak olgusal gerçekliğin teşkil edilmesine de müsaade etmez.

Kaynaklar:

Chiesa, L. (2016) The Not-Two: Logic and God in Lacan, MIT Press.

Fidaner, I. B. (2020). Signifier Neden Gösteren Değil İmleyen Olarak Çevrilmeli. Yersiz Şeyler. Erişim tarihi: 6 Temmuz 2020. https://yersizseyler.wordpress.com/2020/07/06/signifier-neden-gosteren-degil-imleyen-olarak-cevrilmeli-isik-baris-fidaner/

Fidaner, I. B. & Ayanoğlu, Z. N. (2020). Çevirmenler, True’ya Doğru demeyelim, Sahi diyelim. Yersiz Şeyler. Erişim tarihi: 12 Ağustos 2020. https://yersizseyler.wordpress.com/2020/08/12/cevirmenler-trueya-dogru-demeyelim-sahi-diyelim/

Fidaner, I. B. (2020). Muhataplık ve Dört Söylem. Yersiz Şeyler. Erişim tarihi: 19 Eylül 2020. https://yersizseyler.wordpress.com/2020/09/19/muhataplik-ve-dort-soylem-isik-baris-fidaner/

Fidaner, I. B. (2020). Clamor ile Lenio. Yersiz Şeyler. Erişim tarihi: 8 Ekim 2020. https://yersizseyler.wordpress.com/2020/10/08/clamor-ile-lenio-isik-baris-fidaner/

Fidaner, I. B. (2020). Onarım Arzusu ile Bozunum Arzusu. Yersiz Şeyler. Erişim tarihi: 23 Ekim 2020. https://yersizseyler.wordpress.com/2020/10/23/onarim-arzusu-ile-bozunum-arzusu-isik-baris-fidaner/

Freud, S. & Strachey, J. (1915). Instincts and their Vicissitudes. The Standard Edition of the Complete Psychological Works of Sigmund Freud, Volume XIV (1914-1916): On the History of the Psycho-Analytic Movement, Papers on Metapsychology and Other Works, 109-140

Lacan, J. & Sheridan, A. (1978). The Seminar of Jacques Lacan, Book XI, The four fundamental concepts of psychoanalysis. W. W. Norton & Company.

Lacan, J., & Fink, B. (1998). On Feminine Sexuality : The Limits Of Love And Knowledge: Book XX : Encore 1972-1973. W. W. Norton & Company.

Lacan, J., & Fink, B. (2006). Ecrits: The First Complete Edition İn English. W. W. Norton & Company.

Lacan, J. & Gallagher, C. (2010) The Seminar of Jacques Lacan, Book IX, Identification, 1961-1962. Erişim tarihi: 30 Ekim 2020. http://www.lacaninireland.com/web/wp-content/uploads/2010/06/Seminar-IX-Amended-Iby-MCL-7.NOV_.20111.pdf

Žižek, S. (2009) The Fragile Absolute: Or, Why Is the Christian Legacy Worth Fighting For? Verso Books.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Son yazılar

Sandor Ferenczi – Ernest Jones Mektuplaşması

Çevirenler: Anjelika Hüseyinzade Şimşek ve Faruk Gütmen 2F Dr. Ferenzci SándorBudapeşte, 14 Kasım 1911 Kıymetli Dostum,Her birimiz dile ait yeterliliğimizi...

Ruhsal İşleyişte Güncel Bir Konum Olarak Ruhsal İnziva

İnsan yavrusunun ruhsal gelişiminin kökenleri incelendiğinde, perinatolojik dönem, kuşaklararası aktarım ve aktüel travmalar tartışma dışında tutulduğunda, psikanalitik açıdan Klein...

Öz-Şefkat Gelişiminin Psikolojik İyi Oluş Üzerindeki Etkisi

“Uzanıp kendi yanaklarımdan öpüyorum.”Turgut Uyar Öz-şefkat hem nezaket hem cesarettir. Bireyin kendi elinden tutup sevdiği birine gösterdiği hassasiyeti, anlayışı ve...

Dora’nın Gözlerinden Meryem’in Görkemi

Freud’un Dora olgusu; histerik kişilik örgütlenmesinde, Öteki kadın kavramını farklı açılardan düşünmemize olanak sağlayan birçok yol göstermektedir. Yazının başlığına...

Annelikte Çifte Değerlilik

Biri diğerinin üstünü örtene dek zıt duygular bir arada var olur.Sigmund Freud, 1909 Hint mitolojisinde Tanrıça Kali anneliğin sembolüdür. Mitolojide...

Yas Günlüğü

PazartesiYas, sevilen kişi ya da nesne kaybından dolayı duyulan keder. Yas, ben’in ben’e yitirilenin ne denli değerli olduğunu sessiz...

Sesin Zihnimizdeki Yolculuğu

"Sesler çınlıyor alnımda hafıza gibi dağınık.”  Ahmet Hamdi Tanpınar Ta ta ta taaa! Beethoven isminin bize çağrıştırdığı belki de ilk melodi....

Arzuların Ötekileştirilmediği Bir Uzlaşım Alanı Olarak Yeni Cinsellikler

“Sapkınlık bizim kendi olumsuzluğumuz,içimizdeki karanlık yandır.”Élizabeth Roudinesco, 2009. Cinsellik, insanlık tarihi boyunca  üzerinde en çok tartışılan konulardan biri olmuştur. Birçok...