Çarşamba, Eylül 8, 2021

Hayvanlar ve Biz: “Ne Kadar Farkındayız?”

-

Yepyeni bir soluk her zaman iyi gelmiştir, hem bedenimize hem de ruhumuza… Beni bu güzel ekibin bir parçası olmaya davet ettiği için sevgili Merve Tarhan’a içten teşekkürlerimle…

Baktığımız zaman aslında iki türün 33 bin yıllık ortak bir tarih, geçmiş ve yaşanmışlıkları var. Bir Kızılderili atasözü şöyle der: “İnsan bir şeydir, köpek bir şeydir; insan-köpek ilişkisi her şeydir.” Sosyal bir varlık olarak insan; gerek kendisiyle gerekse çevresiyle kurduğu ilişkilerle var olur (Tuncay, 2002). Gerçekten bir durup düşündüğümüzde can dostlarımızla olan ilişkilerimiz, kurduğumuz bağlar hem bizler hem de onlar için oldukça önemli. Dış dünya ve özellikle köpeklerle kurduğumuz ilişkilerin temelini ebeveynlerimizin tutumları belirlemektedir (Eke, 2018). Çocuk, içinde yetiştiği aile ortamında şekillenerek dünyaya açılır. Bu nedenle ailenin tutum ve davranışlarının çocuklar üzerinde bir fener gibi yol gösterici olduğunu söylemek mümkündür.

Hayvan davranışlarını incelemek aslında etolojinin altında yer almaktadır (Savaş ve Yurtman, 2008). Hayvan davranışları ile ilgili sistematik gözlem ve fikirler ilk kez Aristo (MÖ 384-322) tarafından ortaya konulmuştur. Etolojinin bugünkü anlamıyla bir bilim dalı hâline gelmesinde önemli rol oynayan Konrad Lorenz ve Nikolaas Tinbergen aynı zamanda modern etolojinin kurucuları olarak da kabul edilmektedir. Tinbergen’in dört sorusu etolojik çalışmaların temelini oluşturması açısından oldukça önem taşımaktadır (Sağmanlıgil vd., 2019):

  1. Nedensellik (Davranışın nedeni nedir?)
  1. Gelişim (Ontojeni sırasında davranış nasıl gelişmektedir?)
  1. Evrim (Filojeni sırasında davranış nasıl gelişmektedir?)
  1. İşlev (Davranışın işlevi nedir?)

Hayvanlar aslında bizlere ne demek istiyor, onların kullandıkları beden dilini doğru okuyabiliyor muyuz, doğru şekilde öğrenme gerçekleşiyor mu? Karşılıklı anlaşılır olabilmek için beden dillerini doğru şekilde öğrenmemiz gerekmektedir. Öğrenmenin hem insanlar hem de hayvanlarda ilişkisel olan ve ilişkisel olmayan öğrenme olarak iki farklı şekilde gerçekleştiğini söyleyebiliriz. Alışma ve duyarsızlaşma ilişkisel olmayan öğrenme sınıfında yer alırken; koşullu öğrenme, sönme, genelleme de ilişkisel öğrenme sınıfında bulunmaktadır (Sağmanlıgil vd., 2019). Öğrenme süreçlerinin bu denli ortak paydada buluştuğu iki türün, hissettiği duyguların da benzerlik gösterdiğini söylemek mümkündür. Korkan veya tedirgin olan bir hayvanın beden dilinin gergin olabileceğini, yanına kimseyi yaklaştırmak istemeyeceğini; öte yandan, neşeli ve rahat bir duygu durumunda olan bir köpeğin de oldukça sosyal bir şekilde iletişime geçeceğini söyleyebiliriz (Sağmanlıgil vd., 2019). Stressiz bir ortamda yaşayan köpeğin beden dili incelendiğinde bacakların normal ve eklemlerin bükülü olmadığı, yüzün yumuşak bir ifadeye sahip olduğu ve kuyruğunun rahat bir pozisyonda olduğu gözlemlenmektedir. Uyuyan bir köpeği sevmeye veya yemek yediği sırada bir kedi ile oynamaya çalışmak onlarla aramızdaki iletişimi olumsuz etkileyecektir.

Uzun zamandır, yaklaşık 20 senedir hayvanlarla iç içe bir yaşam sürüyorum. Onlarla kurduğumuz ortak dil ve bağ beni hep derinden etkilemiştir. Lisans eğitimimi psikoloji seçtiğimde de arka planımda hep “Hayvan dostlarımız ile kurduğumuz iletişimi nasıl daha iyileştiririz?” düşüncesi vardı. Yüksek lisansımı gelişim psikolojisinde yaparken de hem kendi deneyimlerimden yola çıkarak hem de bütüncül bakmaya çalışarak “Bir arada büyüdüğümüz bu dostlarımızı ne derece iyi anlıyorduk, bize nasıl katkıları oluyordu?” gibi sorularla yolumu çizmeye, eğitimler ile de öğrenme sürecimi geliştirmeye ve desteklemeye çalışmaktayım.

Hayvan psikoloğu olarak aslında onlarla doğru iletişim kurmak adına bireylere yol göstermeye çalışıyorum. Hayvanların kullandığı dili sahiplerine anlatarak onların aralarındaki iletişimin temelini sağlamlaştırmaya çalışıyorum. Aynı zamanda, eğer daha önce herhangi bir evcil hayvan sahiplenmedilerse ilk deneyimlerinde karşılaşabilecekleri zorlukları da anlatarak onlara geçiş sürecinde destek olmaya çalışıyorum. Aynı zamanda, hayvan destekli tedavi uygulaması ile seanslarımda kronik rahatsızlıkları (depresyon-kaygı bozuklukları vb.) olan bireylerin yaşam kalitesini artırmaya çalışıyoruz (Cevizci vd., 2009), fobilerde ise kişilerin duyarsızlaşmasını sağlayarak onlara daha önce hiç aynı ortamda bulunmadığı evcil hayvan ile ortak bir yaşam paydası sunmaya çalışıyoruz.

Kaynakça:

Cevizci, S., Erginöz, E. ve Baltaş, Z. (2009). Ruh Sağlığının İyileştirilmesinde Destek Bir Tedavi Yaklaşımı: Hayvan Destekli Tedavi, Nobel Medicus, 5(1), 4-9.

Eke, A. (2018). Beliren Yetişkinlerde Aile Ortamı Algısı ve Affedicilik Özelliklerinin Öznel İyi Oluş Üzerindeki Etkisi. (Yayımlanmamış yüksek lisans tezi). Maltepe Üniversitesi.

Sağmanlıgil, V., Cengiz, F., Salgırlı, Y., Atasoy,F., Ünal, N. ve Petek, M. (2019). Hayvan Davranışları ve Refahı. Anadolu Üniversitesi Yayını.

Savaş, T. ve Yurtman, Y. İ. (2008). Hayvan Davranış Bilimi ve Zootekni: Tanım ve İzlem, Hayvansal Üretim, 49(2), 36-42.

Tuncay, S. (2002). İnsan Davranışlarının Ekolojik Sisteme Etkilerinin Çevre Psikolojisiyle Örtüştürülmesi, Muğla Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, 7, 155-168.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Son yazılar

Sandor Ferenczi – Ernest Jones Mektuplaşması

Çevirenler: Anjelika Hüseyinzade Şimşek ve Faruk Gütmen 2F Dr. Ferenzci SándorBudapeşte, 14 Kasım 1911 Kıymetli Dostum,Her birimiz dile ait yeterliliğimizi...

Ruhsal İşleyişte Güncel Bir Konum Olarak Ruhsal İnziva

İnsan yavrusunun ruhsal gelişiminin kökenleri incelendiğinde, perinatolojik dönem, kuşaklararası aktarım ve aktüel travmalar tartışma dışında tutulduğunda, psikanalitik açıdan Klein...

Öz-Şefkat Gelişiminin Psikolojik İyi Oluş Üzerindeki Etkisi

“Uzanıp kendi yanaklarımdan öpüyorum.”Turgut Uyar Öz-şefkat hem nezaket hem cesarettir. Bireyin kendi elinden tutup sevdiği birine gösterdiği hassasiyeti, anlayışı ve...

Dora’nın Gözlerinden Meryem’in Görkemi

Freud’un Dora olgusu; histerik kişilik örgütlenmesinde, Öteki kadın kavramını farklı açılardan düşünmemize olanak sağlayan birçok yol göstermektedir. Yazının başlığına...

Annelikte Çifte Değerlilik

Biri diğerinin üstünü örtene dek zıt duygular bir arada var olur.Sigmund Freud, 1909 Hint mitolojisinde Tanrıça Kali anneliğin sembolüdür. Mitolojide...

Yas Günlüğü

PazartesiYas, sevilen kişi ya da nesne kaybından dolayı duyulan keder. Yas, ben’in ben’e yitirilenin ne denli değerli olduğunu sessiz...

Sesin Zihnimizdeki Yolculuğu

"Sesler çınlıyor alnımda hafıza gibi dağınık.”  Ahmet Hamdi Tanpınar Ta ta ta taaa! Beethoven isminin bize çağrıştırdığı belki de ilk melodi....

Arzuların Ötekileştirilmediği Bir Uzlaşım Alanı Olarak Yeni Cinsellikler

“Sapkınlık bizim kendi olumsuzluğumuz,içimizdeki karanlık yandır.”Élizabeth Roudinesco, 2009. Cinsellik, insanlık tarihi boyunca  üzerinde en çok tartışılan konulardan biri olmuştur. Birçok...